BUSMEK | Bursa Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları > Haberler > H.Z MEVLANA ŞEB-İ ARUS TÖRENİYLE ANILDI


Kültür ve sanatın Yıldırım’daki yeni adresi olan İncirli Kültür Merkezi etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Merkez’de bu hafta Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin 740. ‘Vuslat Gecesi’ yıl dönümü anma programı olan ‘Şeb-i Arus’ töreni gerçekleştirildi.

İncirli Kültür Merkezi’nde H.z Mevlana’nın Sevgiliye kavuşma gecesi’nin 740. Yılı görkemli bir  törenle anıldı. Eğitimci İsmail Güler’in konuşmacı olarak yer aldığı törene Bursa Büyükşehir Belediyesi Sosyal İşler Şube Müdürü Şahin ARAT, İncirli Kültür Merkezi Koordinatörü Ahmet ARIKAN ve BUSMEK İdarecileri katıldı.


BUSMEK İncirli Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen geceye Bursalılar yoğun ilgi gösterdi. Yedi Renkli Çınar Okulları kurucusu Eğitimci İsmail Güler’in “Mevlana’yı Anlamak” konulu konuşmasıyla başlayan gecede gönül dünyasının büyük düşünürü Mevlana Celalettin Rumi vefatının 740. Yıl dönümünde hayranlıkla ve özlemle anıldı. “Hamdım, piştim, yandım” diyen Mevlana h.z’lerinin hayatını anlamanın ve onu yaşantımıza geçirmenin önemine dair onun yaşamından kıssalar anlatan sayın GÜLER konuşmasında, “ Mevlana h.z şöyle buyururlar, “insanda 3 tane ben vardır; bir tanesi fizyolojik ben. Bu önce anne karnında kanla beslenmeye başlar sonra da dünyaya gelir. Doğumdan sonra sütle başlayan beslenme süreci, lokmayla devam eder. Lokmayla beslenmek önemli değil herkes lokmayla beslenir ancak, önemli olan lokman gibi olabilmektir. İşte o büyük insanların yolunu takip etmeden, lokman olamayız. Benden sonraki safhada, psikolojik ben oluşur. Psikolojik ben; öfke, şehvet, rızık, tüm bunlar bu benle ilgilidir. Sonra üçüncü bir ben vardır. Ruhsal ben. İşte batının göz ardı ettiği benlik budur. Ruhsal bende insan sormaya başlar. Bu yapacağım iş hayırlı mı değil mi? faziletli mi faziletsiz mi? İyi mi kötü mü? diye sormaya başladığı an, ruhsal ben devreye girmiştir. Fakat şuan biz neyle ilgileniyoruz. Fizyolojik benle. Bedenle ilgili kitaplar şuan yok satmıyor mu? İşte bu çok önemli hususta eksik kalıyoruz” diye aktardı.

Semazenliğin de çileli yolculuğundan bahseden GÜLER, semazenlerin dönüşünün anlamını da şöyle açıkladı; “Ya Rab ben adam olmaya geldim, insan olmaya geldim, olgunlaşmaya, kirlerimden arınmaya geldim, temizlenmeye geldim der ve dönüş başlar. El kalkar, Allah c.c ile irtibatta olunur, diğer el aşağıya doğru iner, kul ile irtibatta olunur” diyerek bu anlamlı geceye renk katan tüm Bursalılara gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür etti.

Şeb-i Arus gecesi son olarak, Bursa Karabaş-ı Veli Tekkesi semazenlerinin gösterisine sahne oldu. Sema ve ney dinletisiyle devam eden programda küçük yaştaki semazenler ilgi odağı oldu ve büyük beğeni topladı.  İlahiler ve dualarla renklenen program katılımcılara sunulan ikramlarla son buldu.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yayın Tarihi: 16 Aralık 2013 Saat: 7:48